İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla düzenlenen “Asrın İhyası: Güçlü Yarınlara 6 Şubat Depremleri Sempozyumu”nda önemli açıklamalar yapıldı. Altun, 6 Şubat depremlerinin 11 ilde büyük yıkıma yol açtığını, 14 milyon insanı doğrudan etkilediğini ve 53 binden fazla vatandaşın hayatını kaybettiğini hatırlattı. Felaketin ardından devletin ve milletin gösterdiği dayanışma vurgulanırken, arama kurtarma ve inşa faaliyetlerine 650 binden fazla kamu görevlisinin, sivil toplum kuruluşlarının ve gönüllülerin katıldığı belirtildi. Yardım çalışmaları kapsamında barınma, gıda ve giyim gibi temel ihtiyaçların karşılandığı, toplumsal dayanışmanın güçlü bir şekilde sergilendiği ifade edildi. Bu dayanışma ruhunun, modern sosyoloji teorilerinin bile açıklayamayacağı kadar güçlü olduğu vurgulandı. Ayrıca, devletin depremzedelere verdiği destek ve geleceğe yönelik planlar da ayrıntılı bir şekilde ele alındı.

Deprem Bölgesine Yapılan Yatırımlar

Altun, deprem felaketinin üzerinden geçen iki yılda bölgeye 75 milyar dolar (yaklaşık 2,6 trilyon TL) yatırım yapıldığını açıkladı. 2025 yılı bütçesinden 584 milyar TL'lik kaynak ayrıldığı ve 201 bin 500 konutun afetzedelere teslim edildiği belirtildi. Bu rakamların, devletin felaketin yaralarını sarmak için gösterdiği çabanın bir göstergesi olduğu vurgulandı. Devlet tarafından yapılan bu büyük yatırımın, sadece konut inşaatı ile sınırlı kalmadığı, altyapı, sağlık ve eğitim kurumlarının onarımı ve yenilenmesi gibi birçok alana da yayıldığı belirtildi. Ayrıca, bölgenin ekonomik canlanmasına yönelik desteklerin de bu yatırımın bir parçası olduğu aktarıldı. İnşaat ve onarım faaliyetlerinin yanında bölgedeki ekonomik faaliyetlerin de canlandırılması için çeşitli teşvikler sağlandığı bilgisi paylaşıldı.

Afet İletişimi ve Dezenformasyonla Mücadele

Altun, afet iletişiminin önemine dikkat çekerek, dezenformasyonla mücadele edilmesinin gerekliliğinden bahsetti. Deprem sonrası bazı kesimlerin kasıtlı veya manipüle edilerek dezenformasyon yaydığını belirten Altun, bu durumun can kayıplarına bile yol açtığını söyledi. İletişim Başkanlığı'nın, Anadolu Ajansı ve TRT gibi kurumlarla birlikte doğru ve hızlı bilgi akışını sağlamak için çalıştığını, ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalıştığını açıkladı. Bu kapsamda, “Türkiye Tek Yürek” ve “Evim Yuvam Olsun” gibi kampanyalarla halkın dayanışmasının desteklendiğini ve uluslararası kamuoyuna da Türkiye'nin dayanışma ruhunu göstermeye çalıştıklarını ifade etti. Yanlış bilgilerin önlenmesi amacıyla birçok bilimsel çalışmaya imza attıklarını ve çeşitli kitaplar yayınladıklarını da sözlerine ekledi.

Türkiye İletişim Modeli ve Geleceğe Yönelik Planlar

Altun, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın afet yönetimi sürecinde devlet ve millet arasında köprü görevi gördüğünü ve CİMER-Deprem Acil uygulamasıyla vatandaşların kurumlarla hızlı iletişim kurmasını sağladığını belirtti. "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda, olası krizlere karşı hazırlıklı olmanın önemine vurgu yapan Altun, kriz yönetimi sürecinde yanlış bilgi ve algı operasyonlarına karşı hızlı, doğru ve etkili bilgi akışının sağlanması için çalıştıklarını, etkin mekanizmaları kurumsallaştırmaya çalıştıklarını söyledi. Kurulan Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanlığı ile medya ortamlarında karşımıza çıkan kara propaganda faaliyetlerinin, psikolojik harp operasyonlarının önüne geçmek için mücadele verdiklerini belirtti. Krizleri, sadece müdahale gerektiren durumlar değil, sürekli bir iletişim süreci olarak ele aldıklarını ve Türkiye İletişim Modeli ile kriz anlarında yürütülecek iletişim stratejilerini sistematik olarak ele aldıklarını vurguladı. Konuşmasını, 6 Şubat 2023'ün acısının asla unutulmayacağını ve bir daha böyle felaketlerin yaşanmamasını dileyerek tamamladı.